Tıp dokuz yıl, yolun fazlası eder.
Yine tam boşluğundayız ruhumuzun.
Sonradan gelen delikanlı gençler,
Stajlarda, yanımızdalar da bugün,
Bizden çok bilmiş havasına girer.
Yenice intörnler mi geldi ne var?
Arkadaşlarım mı bunca yeni yüz?
Ya tanımadığım mor scruplılar?
Yıllarca alt devrem bildiğim dostlar,
Neden böyle düşman görünürsünüz?
Zamanla nasıl değişiyor okul!
Hangi sınıfa baksam orda yokum.
Vakit yıpranmış mısın usul usul?
Sıralar yerinde ama ben orda yokum;
Yalandır okuduğum yüksek okul.
Tıptan uzak şeylerden ilk aşkımız;
Söylemesi bile yabancı gelir.
Okula beraber başladığımız,
Tusiyerler de ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor hüsranımız.
Fakültenin başka rengi de varmış!
Geç farkettim yaşın geç olduğunu.
Hoca seni boğar, nöbet yakarmış!
Her geçen yılın bir dert olduğunu,
Tıpçı intörnlük yapınca anlarmış.
Mavi mezun cübbesiyle törenler!
Her yıl biraz daha uzaklaştığım.
Ne dönüp duruyor havada kepler?
Nerden çıktı mezuniyet? Gelen kim?
Bu kaçıncı tören yine giden var?
Kaç kişi kaldı ki yolun başında.
Kazandım bitiremedim olacak.
Bitecek ama nasıl, kaç yaşında?
Bir ömürlük tıp okunmuş olacak,
Olursa diplomaya bakışımda.
Cahit Sıtkı Tarancı'dan özür dileyerek...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder